Mükemmel E-Ticaret çözümleri için mutlaka bizi arayınız

Destek Tel: 0.212 416 0 644 - 558 94 50 - 0.532 541 93 77
Alışveriş Sepetim

Sepetiniz Boş...

Üye Girişi
Email :
Şifre :
   
Üye Ol | Şifremi Unuttum
E-Ticaret Bilgi Portalı
E-Ticaret İçin Gelişmiş SEO Önerileri E-Ticaret İçin Gelişmiş SEO Önerileri
E-Ticaret Siteniz Google da birinci sırada yer alsın. E-Ticaret Siteniz Google da birinci sırada yer alsın.
E-Ticaret siteleri için SEO teknikleri E-Ticaret siteleri için SEO teknikleri
E-Ticarette müşteriyi elde tutma yolları E-Ticarette müşteriyi elde tutma yolları
E-Ticaret`te büyüme sürüyor E-Ticaret`te büyüme sürüyor
E-Ticaret Hızla Gelişiyor E-Ticaret Hızla Gelişiyor
E-Ticaret sitelerine yeni müşteri kazanma yolları E-Ticaret sitelerine yeni müşteri kazanma yolları
E-ticaret girişimcilerine ipuçları E-ticaret girişimcilerine ipuçları
E-ticaret te Dijital Cüzdan dönemi E-ticaret te Dijital Cüzdan dönemi
E-Ticaret te yeni düzenleme E-Ticaret te yeni düzenleme
Yeniliklerden Haberdar Olun
Ad Soyad :
Email :
Şehir :
Güvenlik Kodu :
Kodunu Girin :
 
E-Ticaret Bilgi Portalı

AB E-ticaret Bilgilendirmesi

30 Mart 2011 Çarşamba 17:14
Bilgi Toplumu Hizmetlerinin Bazı Hukuki Yönleri ve Özellikle İç Pazarda Elektronik Ticaret Konusunda 8 Haziran 2000 tarihli 2000/31/AT sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi ("Elektronik Ticaret Konusunda Direktif")

 

Topluluk Resmi Gazetesi No: L 178, 17.07.2000 ss.0001-0016

AVRUPA PARLAMENTOSU VE AVRUPA BİRLİĞİ KONSEYİ,

Avrupa Topluluğunu Kuran Antlaşmayı ve özellikle bu Antlaşmanın 47/2, 55 ve 95. maddelerini göz önünde bulundurarak,
Komisyon`un önerisini,
Ekonomik ve Sosyal Komitenin görüşünü göz önünde bulundurarak,
Antlaşmanın 251. Maddesinde öngörülen prosedür uyarınca hareket ederek,

Aşağıdaki konuları dikkate alarak:

1)Avrupa Birliği Avrupa devletleri ve halkları arasında herzaman daha sıkı bağlar kurmayı ve ekonomik sosyal ilerlemeyi gerçekleştirmeyi hedeflemiştir. Antlaşmanın (Topluluğu Kuran Antlaşma)14/2. maddesi uyarınca iç pazar, içinde malların, hizmetlerin serbestçe dolaştığı ve hizmetlerin serbest ediminin gerçekleştirildiği, sınırların kaldırıldığı bir iç alandır. Bilgi toplumu hizmetlerinin, bu sınırların kaldırıldığı iç alanda geliştirilmesi de Avrupa halklarını bölen engellerin kaldırılması için önemli bir araçtır.

2)Bilgi toplumunda elektronik ticaretin gelişmesi, Topluluk içinde ve özellikle de küçük ve orta ölçekli işletmeler için iş imkanlarının artırılması açısından çok önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu durum, Avrupa işletmelerinin ekonomik büyümelerini, araştırma geliştirme yatırımlarını kolaylaştıracak ve aynı zamanda herkesin Internete erişimine bağlı olarak Avrupa işletmelerinin rekabet gücünü artırabilecektir.

3) Avrupa vatandaşları ve Avrupalı kullanıcıların, elektronik ticaretin sınır tanımadan sağladığı imkanlardan tam olarak yararlanabilmeleri için Topluluk hukuku ve Topluluk hukuk düzeni önemli bir kazanım sağlamaktadır. Bu bağlamda söz konusu direktif, bilgi toplumu hizmetlerinin gerçekleştirilmesinde sınırların kaldırıldığı gerçek bir iç alan oluşturulabilmesi için Topluluk hukukunun oldukça ileri bir düzeyde entegrasyonunu hedeflemektedir.

4)Elektronik ticaretin iç pazardan tam olarak yararlanmasını sağlamak ve televizyon yayınları hakkında Üye Devletlerin idari işlemleri, kanun ve tüzük hükümlerinin koordinasyonu konusunu düzenleyen 3 Ekim 1989 tarih, 89/552/AET Konsey direktifinin öngördüğü gibi yüksek düzeyde bir Topluluk bütünleşmesinin sağlanması çok önemli bir önceliktir.

5)Topluluk içinde bilgi toplumu hizmetlerinin gelişimi, iç pazarın iyi işlemesini güçleştiren bazı hukuki engellerle sınırlandırılmıştır. Hukuki düzenlemelerdeki farklılıklardan ve bu hizmetlere uygulanan ulusal kuralların hukuki belirsizliğinden doğan bu engeller, hizmet edimi ve yerleşme serbestilerini daha az çekici kılmaktadır. Bu alanlarla ilgili hukuki düzenleme ve koordinasyon çalışması yapılmaması durumunda, bahsettiğimiz bu engeller Topluluk Adalet Divanı içtihatlarıyla da desteklenecektir. Hukuki belirsizlikler, üye devletlerin, diğer bir üye devletten gelen bu hizmetleri kontrol edebilmesi durumunda varlığını devam ettirecektir.

6)Topluluk hedefleri, Kurucu Antlaşmanın 43, 49. maddeleri ve ilgili ikincil hukuk normları ışığında söz konusu engellerin, bazı ulusal hukuk düzenlemelerinin koordinasyonu ve bazı hukuk kavramlarının Topluluk düzeyinde açıklığa kavuşturulması yoluyla iç pazarın iyi işleyişinin sağlanması amacına yönelik olarak ortadan kaldırılması gereklidir. İç pazarla ilgili ortaya çıkan sorunların bazı spesifik yönlerini ele alan bu direktif, Antlaşmanın 5. maddesinde hükme bağlanan yetki ikamesi (sübsidiarite) prensibine saygı gösterilmesi kuralıyla tam olarak uyum içindedir.

7)Hukuki güvence ve tüketicinin korunması amacıyla bu dürektif iç pazarda elektronik ticaret konusunun bazı hukuki yönlerini kapsayacak açık ve genel bir çerçeve oluşturmalıdır.

8)Söz konusu direktifin amacı, üye ülkeler arasında bilgi toplumu hizmetlerinin serbest dolaşımını sağlayacak hukuki bir çerçeve oluşturmaktır. Bu direktif üye ülkeler arasında ceza hukuku alanına giren düzenlemelerin uyumlaştırılması konusunu kapsamamaktadır.

9)Bilgi toplumu hizmetlerinin serbest dolaşımı pek çok durumda, tüm üye devletler tarafından onaylanmış bulunan İnsan hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Konvansiyonunun 10/1. maddesinde öngörülen ifade özgürlüğü gibi genel prensiplerin, Topluluk hukukuna spesifik yansıması şeklinde ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle bilgi toplumu hizmetlerinin sağlanmasına yönelik direktifler, bu madde ışığında söz konusu eylemlerin özgürce yapılmasını garanti altına alacak nitelikte olmalıdır. Bu konuda tek sınırlama aynı maddenin 2. paragrafı ve Antlaşmanın 46/1. maddesi çerçevesinde öngörülmüştür ve ayrıca söz konusu direktif, ifade özgürlüğü konusunda ulusal temel kural ve ilkelere halel getirmez.

10)Orantılılık ilkesine uygun olarak, bu direktifde öngörülen önlemler, sadece iç pazarın iyi işlemesi amacına ulaşılmasıyla sınırlı tutulmuştur. Direktif, Topluluk düzeyinde müdahale edilmesi gerektiği durumlarda ve elektronik ticaret için gerçek anlamda sınırların kalktığı bir iç alanın garanti altına alınması için, küçüklerin, insan onurunun, tüketicinin ve halk sağlığının korunması başta olmak üzere genel çıkarların korunmasını en üst düzeyde sağlayacak düzenlemeler öngörmelidir. Antlaşmanın 152. maddesi uyarınca, kamu sağlığının korunması diğer Topluluk politikalarının önamli bir tamamlayıcısıdır.

11)Söz konusu direktif, Topluluk hukuk düzenlemeleri ile garanti altına alınan özellikle kamu sağlığı ve tüketici hakları başta olmak üzere, varolan koruma mekanizmalarına halel getirmez. Diğerleri yanısıra, "tüketicilerle yapılan sözleşmelerde hakkaniyete uymayan hükümler hakkında 93/13/AET sayılı ve 5 Nisan 1993 tarihli Konsey direktifi ve Uzak mesafeli sözleşmelerde tüketicinin korunması hakkında 97/7/AT sayılı ve 20 Mayıs 1997 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifi, borçler hukuku alanında tüketicinin korunması için temel unsurları teşkil etmektedir. Söz konusu direktifler tüm hükümleriyle, bilgi toplumu hizmetlerine de uygulanabilecektir. Bilgi toplumu hizmetlerine uygulanabilecek olan söz konusu Topluluk müktesebatı kapsamında şu Topluluk hukuku düzenlemeleri de yer almaktadır: "Yanıltıcı ve Mukayese Yaratan Reklamlar hakkında 84/450/AET sayılı ve 10 Eylül 1984 tarihli Konsey direktifi"; "Tüketici Kredileriyle ilgili Üye Devlet Hukuk Düzenlemelerinin ve İdari Düzenlemelerin Yakınlaştırılması hakkında 87/102/AET sayılı ve 22 Aralık 1986 tarihli Konsey direktifi"; "Menkul Kıymetler Alanına Giren Yatırım Hizmetleri hakkında 93/22/AET sayılı ve 10 Mayıs 1993 tarihli Konsey direktifi"; "Paket Turlar, Seyahat Organizasyonları hakkında 90/314/AET sayılı ve 13 Haziran 1990 tarihli Konsey direktifi"; ".Tüketiciye Sunulan Ürünlerin Fiyatlarının Belirtilmesiyle İlgili Tüketicinin Korunması Düzenlemeleri hakkında 98/6/AT sayılı ve 16 Şubat 1998 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifi"; "Mallarla ilgili Genel Emniyet Düzenlemeleri hakkında 92/59/AET sayılı ve 29 Haziran 1992 tarihli Konsey direktifi"; "Devre Mülk Sözleşmelerinde Devre Mülk Sahibinin Korunması hakkında 94/47/AT sayılı ve 26 Ekim 1994 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifi"; "Tüketici Haklarının Korunması hakkında 98/27/AT sayılı ve 19 Mayıs 1998 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifi"; "Hatalı (Ayıplı) Mal Sorumluluğu hakkında 85/374/AET sayılı ve 25 Temmuz 1985 tarihli Konsey direktifi"; "Tüketim Mallarının Garantisi ve Satışla ilgili bazı Yönleri hakkında 1999/44/AT sayılı ve 25 Mayıs 1999 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifi"; "Tüketiciye Yönelik Uzak Mesafeli Finans Hizmetleri Satışı hakkında Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktif tasarısı" ve "İlaçlarla ilgili Reklamlar hakkında 92/28/AET sayılı ve 31 Mart 1992 tarihli Konsey direktifi". Söz konusu direktif, ayrıca, iç Pazar kapsamında kabul edilen "Tütün Ürünleri konusunda Reklam ve Sponsorlukla ilgili Üye Ülkeler Hukuki ve İdari Düzenlemelerinin Yakınlaştırılması hakkında 98/43/AT sayılı ve 6 Temmuz 1998 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifi"ne veya kamu sağlığıyla ilgili diğer direktif hükümlerine halel getirmez. Söz konusu direktif, yukarıda sayılan diğer direktiflerin ve özellikle 97/7/AT sayılı direktifin öngördüğü bilgi verme gerekliliklerini tamamlar.

12)Söz konusu direktifin uygulanma alanından, şu an için Antlaşma ve varolan ikincil Topluluk hukuku çerçevesinde garanti altına alınmamış alanlardaki hizmetlerin serbest edimini dışlamak gerekmektedir. Bu dışlama, iç pazarın iyi işleyişi için gerekli olan muhtemel hukuksal araçlara engel oluşturmamalıdır. Vergi, özellikle söz konusu direktifle öngörülen çok sayıdaki hizmet kapsamında alınan katma değer vergisi, bu direktifin uygulanma alanı dışında tutulmalıdır.

13)Söz konusu direktif mali yükümlülükler konusunda kurallar koymayı hedeflememektedir. Ayrıca bu direktifin, elektronik ticaretin vergilendirilmesiyle ilgili Topluluk enstrümanları geliştirmek gibi bir amacı da söz konusu değildir.

14)Kişisel verilerin işlenmesi konusuyla ilgili olarak özel kişilerin korunması, sadece 95/46/AT sayılı ve 24 Ekim 1995 tarihli "Kişisel verilerin kullanılması konusunda özel kişilerin korunması ve bu verilerin serbest dolaşımı" hakkında Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifince ve 97/66/AT sayılı ve 15 Aralık 1997 tarihli "kişisel dataların işlenmesi ve telekomünikasyon sektöründe özel yaşamın korunması" hakkında Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifiyle düzenlenecektir. Bu iki direktif bilgi toplumu hizmetleri için de aynı şekilde geçerlidir. Bu iki direktif halihazırda kişisel veriler konusunda Topluluk hukuku alanında bir çerçeve oluşturmaktadır ve bu nedenle bu konuların söz konusu direktif içinde de, iç pazarın iyi işleyişinin sağlanması ve kişisel dataların üye devletler arasında serbest dolaşımıyla ilgili olarak tekrar ele alınmasına gerek yoktur. Bu direktifin uygulanmaya konması ve uygulanması, kişisel verilerin korunması konusuyla ilgili ilkelere uygun olmalıdır. Söz konusu direktif, Internet gibi ortak şebekelerin kullanılmasını engelleyemez.

15)İletişimin gizliliği, 97/66/AT sayılı direktifin 5. maddesiyle garanti altına laınmıştır. Bu direktif hükümleri doğrultusunda üye devletler bu tür iletişim alanında gönderen ve alanlar dışında her türlü hukuka aykırı dinleme ve müdahale eylemini yasaklamalıdır. Bu konunun tek istisnası, bu eylemlerin yasal şekilde izin alınarak yapılması durumlarıdır.

16)Bu direktifin uygulanma alanının dışında tutulacak olan para oyunları; parasal kazanma veya kaybetme üstüne kurulu şans oyunları; sadece çekilişler ve bahis oyunlarıyla sınırlıdır. Dolayısıyla, bir malın veya hizmetin satışını teşvik amacıyla yapılan ve ödemelerin de eğer söz konusuysa, bu mal veya hizmeti almakla sınırlı şekilde yapıldığı yarışmalar ve promosyona dayalı oyunlar bu kapsamda sayılmazlar.

17)Bilgi toplumu hizmetleri kavramının tanımı Topluluk Hukukunda zaten mevcuttur. Söz konusu tanım, "Teknik standartlar, düzenlemeler ve bilgi toplumu hizmetleriyle ilgili kurallar konusunda bilgilenme süreci" hakkında 98/34/AT sayılı ve 22 Haziran 1998 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifi ile "Şartlı erişimden oluşan ya da şartlı erişime dayanan hizmetlerin hukuken korunması" hakkında 98/84/AT sayılı ve 20 Kasım 1998 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifinde yer almaktadır. Bu tanım, ücret karşılığı, elektronik ekipmanlarla bir işleme tabi tutulmak suretiyle uzak mesafeli olarak yapılanlar (sayısal sıkıştırma-kompresyon- da dahil olmak üzere) ve de hizmeti alacak kişinin talebi üzerine verilerin depolanması (saklanması) şeklinde sağlanan tüm hizmetleri kapsamaktadır. 98/34/AT sayılı direktifin V. ekinde yer alan hizmetler listesinde bulunan ve veri işlenmesi ile depolanması niteliği taşımayan hizmetler, bu tanım kapsamı dışında kabul edilmektedir.

18)Bilgi toplumu hizmetleri on-line nitelikte olmak üzere çok geniş bir ekonomik faaliyet alanını kapsar.Bu hizmetler özellikle malların on-line satışını içermektedir. Bu malların teslimi veya off-line hizmet sunumu, kapsam dışında kabul edilmektedir.Bilgi toplumu hizmetleri sadece on-line sözleşme yapılmasıyla da sınırlı değildir. Ekonomi ile ilgili bir faaliyet alanı oluşturduğu ölçüde, ücret karşılığı olmayan ancak on-line bilgi sunma esasına dayanan veya ticari iletişimle ilgili olan ya da araştırmacılara verilere erişim ve bu verileri alma olanağı sağlayan hizmetler de bu kapsamda kabul edilir. Bilgi toplumu hizmetleri aynı zamanda, iletişim şebekesine erişim olanağı veren veya hizmet alanlar tarafından sağlanan bilgileri tutan bir iletişim ağı yoluyla bilgi iletişimi konusunda nakil hizmetlerini de içermektedir. 89/552/AET sayılı direktifle hükme bağlanan konular çerçevesinde düzenlenen televizyon hizmetleri ve de bu hizmetin radyo dalgaları yoluyla yayınlanması bilgi toplumu hizmetleri kapsamında kabul edilmez; zira bu hizmetler bireysel talebe karşılık olarak sunulmamaktadır. Buna karşılık, bir noktadan diğer bir noktaya nakledilen, talebe bağlı video veya elektronik ileti (e-mail, elektronik posta) yoluyla ticari iletişim sağlanması bilgi toplumu hizmetleri kapsamında kabul edilir. Özel kişilerin kendi ticari, mesleki ya da iş amaçları dışında elektronik ileti göndermesi ya da kullandıkları benzeri diğer bireysel iletişim araçları, (bu kişiler arasında sözleşme imzalama amacıyla kullanılması da dahil olmak üzere) bilgi toplumu hizmetleri kapsamı dışında kabul edilir. Bir işverenle işçisi arasındaki sözleşmeyle kurulan ilişki, bilgi toplumu hizmeti kabul edilemez. Ayrıca şirket hesaplarının denetimi ya da bir hastanın fiziksel olarak incelenmesini gerektiren tıbbi muayene gibi, niteliği gereği uzak mesafeli ve elektronik araçlarla yerine getirilemeyecek işlemler, bilgi toplumu hizmeti sayılamazlar.

19)Hizmet sunanın kuruluş yeri (merkezi), Topluluk Adalet Divanı`nın içtihat hukukuna göre belirlenecektir. Buna göre kuruluş yeri (merkezi) kavramı, bir ekonomik aktivitenin, yerleşik bir merkez kanalıyla, belirlenmemiş bir süre için gerçek anlamda sürdürülmesini gerektirmektedir. Bu gereklilik, bir şirketin belirli bir süre için kurulmuş olması durumunda da gerçekleştirilmiş kabul edilir. Bir Internet sitesi aracılığıyla hizmet sağlayan bir şirketin kuruluş yeri (merkezi), bu siteye teknolojik destek sağlayan altyapının bulunduğu yer ya da bu siteye erişimin mümkün olduğu yer değil, söz konusu şirketin ekonomik faaliyetini yürüttüğü yerdir. Bir hizmet sunucunun birden fazla kuruluş yeri (merkezi) olması durumunda, bu merkezlerin hangisinden, söz konusu hizmetin sunulduğunun saptanması önemlidir. Bu merkezlerden hangisinde söz konusu hizmetin sunulduğunun saptanmasının güç olduğu durumlarda, söz konusu spesifik hizmetle ilgili olarak hizmet sunucunun sahip olduğu merkez dikkate alınacaktır.

20) "Hizmeti alan kişi" tanımı, internet gibi açık şebekeler üzerinden bilgi sağlayan kişiler ve kişisel ya da mesleki amaçlarla Internet üzerinde bilgi arayanlar dahil olmak üzere, bilgi toplumu hizmetlerinin her türlü kullanımını kapsar.

21)Koordinasyon sağlanan söz konusu alanın boyutu, Topluluğun ilerde bilgi toplumu hizmetleriyle ilgili yapacağı uyumlaştırma çalışmalarına ve Topluluk Hukukuyla uyumlu şekilde ilerde kabul edilecek ulusal düzeydeki yasal düzenlemelere halel getirmez. Koordinasyonu sağlanan alan, sadece on-line aktivitelerle ilgili hukuksal gereklilikleri içerir. Bunlar on-line bilgi sağlama, on-line reklam faaliyetleri, on-line alışveriş, on-line sözleşme gibi faaliyet alanlarıdır. Bu alanlar, güvenlikle ilgili standartlar, etiketleme konusundaki zorunluluklar ya da malların sorumluluğu gibi Üye Devletlerin mallar konusundaki hukuki yükümlülükleriyle, medikal ürünlerin dağıtımı da dahil olmak üzere, malların taşınması veya teslimiyle ilgili Üye Devlet hukuksal yükümlülüklerini kapsamaz. Koordinasyon sağlanan bu alan, sanat eserleri gibi bazı mallarla ilgili olarak kamu otoriteleri tarafından şufa (pre-emption) (öncelik) hakkının kullanılması konusunu da kapsamaz.

22)Bilgi toplumu hizmetleri, kamu çıkarının etkili şekilde korunması ilkesi doğrultusunda söz konusu faaliyetin kaynağında denetlenecektir. Bu amaçla yetkili makamın, sadece kendi vatandaşları ya da ülkesi için değil tüm Topluluk vatandaşları için bu koruma görevini yerine getirmesinin garanti altına alınması zorunludur. Üye devletler arasında karşılıklı güvenin geliştirilmesi için, hizmetin çıktığı (kaynaklandığı) Üye Devletin bu sorumluluğu açıkça belirlemesi zorunludur. Ayrıca hizmet sunma serbestisinin etkili şekilde garanti altına alınması ve hizmet sunan ve alanların hukuki güvencesinin sağlanması için, bilgi toplumu hizmetleri prensip itibariyle, hizmet sunanın yerleşik olduğu Üye Devlet hukukuna tâbidir.

23)Bu direktif, yasalar çatışması konusunda yeni uluslararası özel hukuk kuralları koymayı ya da Adalet Divanı`nın yetkisine giren konuları düzenlemeyi amaçlamamaktadır. Buna karşılık, uluslararası özel hukuk kurallarıyla saptanmış olan uygulamadki hukuksal düzenlemeler, bu direktifte öngörüldüğü şekliyle bilgi toplumu hizmetlerinin serbest edimini kısıtlamamalıdır.

24)Bu direktif çerçevesinde ve bilgi toplumu hizmetlerinin kaynağında denetimi ilkesiyle birlikte bu direktifte belirtilen koşullar altında, Üye Devletlerin bilgi toplumu hizmetlerinin serbest dolaşımını kısıtlayıcı önlemler alması meşrudur.

25)Hukuk mahkemeleri dahil olmak üzere özel hukuk alanıyla ilgili faaliyet gösteren ulusal mahkemeler, bu direktifte belirtilen şartlar çerçevesinde bilgi toplumu hizmetlerinin serbest ediminden sapma niteliği gösteren önlemler kabul edebilirler.

26)Üye Devletler, bu direktifte sayılan koşullarla uyumlu olmak şartıyla, ceza hukuku ve kriminal suça yönelik soruşturma, adli kovuşturma için gerekli olan tüm kriminal prosedürlerle ilgili ulusal kuralları Komisyona bildirmeksizin uygulayabilirler.

27)Bu direktif, gelecekte "tüketiciye yönelik finansal hizmetlerin uzak mesafeli pazarlanması" konusunda çıkartılacak olan Konsey ve Avrupa Parlamentosu direktifiyle birlikte, finansal hizmetlerin on-line edimi için hukuksal bir çerçeve yaratılmasına katkı sağlayacaktır. Bu direktif, özellikle finansal alandaki işleyiş kurallarının uyumlaştırılması konusu başta olmak üzere finansal hizmetler konusunda ilerde ortaya çıkacak girişimleri bağlamaz. Üye Devletlerin, bu direktifle belirlenen şartlar ve bazı koşullar altında ve tüketicinin korunması amacıyla bilgi toplumu hizmetlerinin serbest edimini kısıtlama olanağı, özellikle yatırımcıları korumak amacıyla finansal hizmetler alanında kabul edilen önlemleri de kapsamaktadır.

28)Üye Devletlerin, bilgi toplumu hizmetleriyle ilgili faaliyetlere erişim konusunda ön izin getirmeme yükümlülüğü, posta hizmetlerini düzenleyen "Topluluğun posta hizmetleriyle ilgili iç pazarının gelişimi için ortak kurallar" konusundaki 97/67/AT sayılı ve 15 Aralık 1997 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey direktifi ve elektronik posta mesajının basılması sonrasında fiziksel teslimatına dayanan hizmetin kalitesinin artırılması konularını kapsamaz ve özellikle elektronik imza ile sertifikasyon hizmetlerinin edimi konusunda ihtiyari akreditasyon rejimlerini etkilemez.

29)Ticari iletişim, bilgi toplumu hizmetlerinin finansmanı ve yeni pek çok ücretsiz hizmetin gelişimi için çok önemlidir. Tüketicinin korunması ve anlaşmalara bağlılık açısından, indirimler, promosyona yönelik yarışma ve oyunlar dahil olmak üzere ticari iletişim şeffaflık konusundaki pek çok yükümlülüğe uygun olmak durumundadır. Bu yükümlülükler 97/7/AT sayılı direktife halel getirmez. Bu direktif 98/43/AT sayılı direktif başta olmak üzere ticari iletişimle ilgili mevcut yükümlülükleri etkilememelidir.

30)Elektronik posta yoluyla talep olmaksızın ticari mesaj gönderilmesi, tüketiciler ve bilgi toplumu hizmeti sunucuları için istenmeyen bir durum olabilir ve interaktif ağın düzgün akışını engelleyebilir. Bazı talep olmaksızın yapılan ticari mesaj biçimlerinin, alıcı tarafından onaylanması konusu bu direktifle düzenlenmemiş, ancak özellikle 97/7/AT ve 97/66/AT sayılı direktiflerle düzenlenmiştir. Talep olmaksızın yapılan ticari iletişime izin veren Üye Devletlerde filtreleme süreçleri oluşturulması teşvik edilmeli ve kolaylaştırılmalıdır. Buna ilave olarak talep olmaksızın iletişimi örgütleyen ticari toplulukların her durumda saydamlığı artırmak ve bu girişimlerin işleyişini kolaylaştırmak için açıkça tanımlanması gerekir. Elektronik posta ile talep olmaksızın yapılan ticari haberleşme alıcı için ek haberleşme maliyetleriyle sonuçlanmamalıdır.

31)Alıcının önceden izni olmaksızın, ülkelerinde yerleşik hizmet sunucular kanalıyla talep olmadan mesaj gönderimine izin veren Üye Devletler, hizmet sunucuların kayıtlı üyeleriyle düzenli olarak danışmalarda bulunmalı ve bu tür mesajlar almak istemeyen özel kişilerin kendini bu sistemin dışına çıkarma imkanını sağlamalıdır.

32)Topluluk içinde sınıraşan hizmetlerin gelişiminin önündeki engelleri kaldırmak ve Topluluk tarafından düzenlenmiş mesleklerin mensuplarının Internet üzerinden arzda bulunabilmelerinin gerçekleştirilmesi için, tüketicinin korunması ve kamu sağlığının, Topluluk düzeyinde garanti altına alınması konusunda bu mesleklerle ilgili kurallara riayet edilmesi zorunludur. Topluluk düzeyindeki işleyiş kuralları, ticari iletişime uygulanacak deontolojik kuralların belirlenmesi için en güzel enstrümanları oluşturmaktadır. Bu kuralların, mesleki örgütler ve derneklerin özerkliğine halel getirilmeksizin, bu konuyla ilgili olarak düzenlenmesi, ya da gereken durumlarda adaptasyonu gereklidir.

33)Bu direktif, düzenlenmiş mesleklerle ilgili olarak, Topluluk hukuku ve ulusal hukuku, bu alanda uygulanacak uyumlu kurallar bütününü de korumak suretiyle tamamlamaktadır.

34)Tüm Üye Devletler, elektronik yöntemlerle yapılmış sözleşmelerin kullanılmasını zora sokacak zorunluluklar özellikle de şekilsel zorunluluklar içeren mevzuatlarını değiştirecektir.Bu tür bir değişiklik yapılmasını gerektiren mevzuatın incelenmesi sistematik olarak yapılacak ve sözleşmelerin arşivlenmesi de dahil olmak üzere sözleşme sürecinin tüm akdi hükümlerini ve aşamalarını ele alacak şekilde gerçekleştirilecektir. Bu işlem sonucunda elektronik yöntemlerle sözleşme akdedilmesi mümkün hale gelmelidir. Elektronik imzanın hukuki etkileri konusu "elektronik imza için Topluluk Çerçevesi" hakkında 1999/93/AT sayılı ve 13 Aralık 1999 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifinin düzenleme alanını teşkil etmektedir. Alındı onayı (iadeli taahütlü gibi) bir hizmet sunucu tarafından ücretli bir on-line hizmet şeklinde verilebilir.

35)Bu direktif, Üye Devletlerin, özellikle elektronik imza konusundaki zorunluluklar da gözönünde bulundurularak elektronik araçlar aracılığıyla sözleşmelerde genel ya da özel hukuksal şartlar belirlemesi ya da bunların uygulanmasına devam edilmesi imkanını ortadan kaldırmaz.

36)Üye Devletler, yasalar gereği olarak mahkemelerin, kamu otoritelerinin ya da kamu otoritesi kullanan mesleklerin müdahelesini gerektiren sözleşmeler konusunda elektronik sözleşmelerin kullanılmasını sınırlandırma yetkisini saklı tutar. Bu yetki, üçüncü taraflar üzerinde etki yaratmak için mahkemelerin, kamu otoritelerinin ya da kamu otoritesi kullanan mesleklerin müdahalesini gerektiren sözleşmeleri ve de kanunla noter onayı zorunluluğu getirlmiş olan sözleşmeleri kapsamaktadır.

37)Elektronik sözleşmelerin kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması konusundaki Üye Devletler yükümlülüğü, sadece hukuksal gerekliliklerden kaynaklanan engelleri kapsamakta ve bazı durumlarda elektronik aracıların kullanılmasının imkansızlığından kaynaklanan uygulamadaki engelleri içermemektedir.

38)Üye Devletlerin, elektronik sözleşmelerin kullanımı önündeki engellerin kaldırılması yükümlülüğü, Topluluk hukukunda hükme bağlanan, sözleşmelerin hukuki gereklilikleriyle uyumlu şekilde gerçekleştirilecektir.

39)Elektronik haberleşme veya bu direktifle hükme bağlanan eşdeğer nitelikte bireysel iletişim yöntemleri kullanılarak yapılan sözleşme hükümlerinin, sağlanacak bilgiler ve sipariş verilmesi konularındaki istisnaları, bilgi toplumu hizmeti sunucuları tarafından bu hükümlerin by-pass edilmesi amacıyla kullanılamayacaktır.

40)Gerek üye devletlerin mevzuatları, gerekse aracı olarak görev yapan hizmet sunucuların sorumluluğuyla ilgili içtihat hukukundaki mevcut ve ortaya çıkabilecek farklılıklar, özellikle sınıraşan hizmetlerin gelişmesini engelleyerek ve rekabetin bozulmasına yol açarak iç pazarın düzgün bir şekilde işleyişini engellemektedir. Belirli koşullar altında, hizmet sunucular yasadışı aktiviteleri önlemek veya durdurmak yönünde hareket etmekle yükümlülerdir. Bu direktif, yasadışı bilgiye ulaşımı ortadan kaldırmak ve olanaksız kılmak için gerekli olan güvenli ve hızlı yolları geliştirmek için uygun bir zemin oluşturacaktır.Bu tip mekanizmalar tüm tarafların ihtiyari olarak katılacağı anlaşmalar yoluyla gelitirilebilir ve bu tip mekanizmalar, Üye Devletler tarafından teşvik edilmelidir. Bu tip usullerin kabul edilmesi ve uygulanması, bilgi toplumu hizmetlerini sağlayan tüm tarafların çıkarınadır. Bu direktifin sorumluluğa ilişkin hükümleri, 95/46/AT ve 97/66/AT sayılı direktiflerle düzenlenen sınırlamalar içinde, farklı ilgili taraflarca, dijital teknolojinin olanaklı kıldığı teknik koruma tanımlama sistemlerinin, teknik gözetim araçlarının etkili işleyişini ve gelişimini engellememelidir.

41)Söz konusu direktif bu konuyla ilgili farklı çıkarlar arasında denge sağlamakta ve şirketler tarafından kabul edilecek kurallar ve anlaşmalara temel teşkil edecek ilkeleri belirleyecektir.

42)Bu direktifle öngörülen sorumluluklardan muaf tutulma konusu, sadece hizmet sunucuların faaliyetlerinin bilgi toplumu çerçevesinde işletim ve üçüncü tarafların transmisyonun daha etkili olması amacıyla bilgi sağladığı ve bunların iletildiği veya stoklandığı iletişim şebekelerine erişim konularındaki teknik süreçlerle sınırlı olduğu örnekleri kapsamaktadır.

43)Bir hizmet sunucu, iletilen bilgiyle ilişkisi olmadığı durumlarda, "basit iletim" (mere conduit) ve "caching" olarak adlandırılan stoklama çeşidinden muaf tutulma hakkına sahip olacaktır. Bu durum diğer unsurların yanısıra, hizmet sunucunun ilettiği bilgilerde değişiklik yapmamasını gerektirmektedir. Bu gereksinim, aktarımın içerdiği bilgilerin bütünlüğünün değiştirilmediği ölçüde, iletim sırasında ortaya çıkacak teknik nitelikli manipülasyonları kapsamaz.

44)Eğer bir hizmet sunucu, hizmetini alanlardan biriyle, "mere conduit" ve "caching"in ötesine geçecek şekilde kanundışı bir hareket için bilerek işbirliğine girerse, bu tip aktiviteler için öngörülen sorumluluklardan muaf tutulma hakkından faydalanamaz.

45)Aracı hizmet sunucuların, bu direktifle oluşturulan sorumluluklarının sınırlandırılması çeşitli türdeki durdurucu kararlara başvurma imkanını etkilemez. Bu durdurucu etki doğuran kararlar, özellikle mahkeme veya kamu otoritesinin, kanundışı bilgilerin ortadan kaldırılması ya da bunlara erişimin imkansız hale getirilmesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ihlalin önlenmesi veya sona erdirilmesine ilişkin kararlarını içerebilir.

46)Sorumluluğun sınırlandırılmasından yararlanmak amacıyla, bilgi stoklamayla sınırlı bir fonksiyona sahip olan bir bilgi toplumu hizmeti sunucusu, yasadışı nitelikte faaliyetlerin farkına varır veya bu faaliyetlerden haberdar olur olmaz, bu tür bilgiye erişimi ortadan kaldırmak veya imkansız hale getirmek için derhal harekete geçecektir. Bu tür bilgilerin kaldırılması veya erişiminin imkansız kılınması, ifade hürriyeti ilkesi ışığında ve bu amaçla ulusal düzeyde kabul edilmiş süreçler çerçevesinde yerine getirilecektir. Bu direktif Üye Devletlerin, bu bilgiyi kaldırma veya bilgiye erişimi imkansız kılma yönünde bir eylemde bulunmaları öncesinde, yerine getirilmesi gereken özel düzenlemeler öngörme yetkisini ortadan kaldırmaz.

47)Üye Devletlerin hizmet sunuculara, takip yükümlülüğü yüklemesinin yasaklanması sadece genel nitelikli yükümlülükler için söz konusudur. Bu durum spesifik bir olayda söz konusu olacak izleme yükümlülüğünü kapsamaz ve özellikle de ulusal otoritelerin ulusal mevzuatları çerçevesinde alacakları kararlara engel teşkil etmez.

48)Bu direktif Üye Devletlerin, hizmet sunuculardan, bazı kanun dışı faaliyet türlerini tespit etmek ve önlemek için, ulusal mevzuatlarında da tanımlanmış olan ve onlardan beklenen tedbirler çerçevesinde hareket etmelerini isteme olanağını ortadan kaldırmaz.

49)Üye Devletler ve Komisyon davranış (işleyiş) kurallarının (codes of conduct) belirlenmesini teşvik etmelidir. Bu durum söz konusu kuralların isteğe bağlı olması niteliğini ve ilgili taraflar için serbest şekilde bu kurallara katılma veya katılmama konusunda karar verme imkanını ortadan kaldırmaz.

50)Telif hakları ve bilgi toplumunda söz konusu olan ilgili diğer hakların bazı veçheleri konusunda uyumlaştırma yapılması hakkında önerilen direktif ve bu direktifin, telif hakları ve diğer ilgili hakların ihlali durumunda aracılar açısından doğacak sorumluluk konusunda, Topluluk düzeyinde net bir hukuksal çerçeve sağlamak amacıyla aynı zamanda yürürlüğe girmesi çok önemli bir hususdur.

51)Her Üye Devletten, gereken her durumda, uyuşmazlıkların yargı dışı yollarla (adli yol dışında) (out-of-court) elektronik ortamda çözümüyle ilgili yöntemlerin kullanılmasını zora sokabilecek tüm hukuki düzenlemeleri değiştirmesi istenebilecektir. Bu değiştirme işleminin sonucu, hukuksal alanda ve uygulama alanında bu tür uyuşmazlıkların çözümü yöntemlerinin, sınırötesi örnekler de dahil olmak üzere, gerçek anlamda ve etkili şekilde kullanılmasını mümkün kılacak nitelikte olmalıdır.

52)İç pazarın sağladığı özgürlüklerin etkili şekilde uygulanması, zarar görenlerin uyuşmazlıkların çözümü mekanizmalarına başvurmalarının garanti altına alınmasını gerektirmektedir. Bilgi toplumu hizmetleri çerçevesinde ortaya çıkabilecek zararlar, hızlılık derecesi ve coğrafi genişlik özelliklerine sahip bulunmaktadır. Bu spesifik özellikler ve tarafların birbirine karşı duymaları gereken karşılıklı güvenin ulusal otoritelerce zarara uğratılmamasının garanti altına alınması ihtiyacı ışığında, bu direktif Üye Devletleri uygun hukuki başvuru yollarının sağlanmasına davet etmektedir. Üye Devletler, uygun elektronik araçlarla gerçekleştirilecek hukuki prosedürlere erişimi sağlama gereğini değerlendirmeye almalıdırlar.

53)Bilgi toplumu hizmetlerine uygulanacak 98/27/AT sayılı direktif, tüketicilerin toplu çıkarlarını korumayı hedefleyen askıya alma mekanizmalarını öngörmektedir. Bu mekanizmalar, tüketicilerin oldukça ileri bir düzeyde korunmasını sağlayarak bilgi toplumu hizmetlerinin serbest dolaşımına katkıda bulunacaktır.

54)Bu direktif altında sağlanan yaptırımlar ulusal hukuk tarafından konulan tüm diğer yaptırım ve telafi yollarına halel getirmez. Üye Devletler, bu direktife uygun olarak kabul edilmiş olan ulusal tedbirlere uyulmamasına karşılık cezai yaptırımlar uygulamak zorunda değildirler.

55)Bu direktif, tüketicilerin yaptığı sözleşmelerden doğan yükümlülüklerden doğan hukuku etkilemez. Bu bağlamda söz konusu direktif, tüketicinin ikamet adresinin bulunduğu Üye Devlet hukukundan kaynaklanan akdi yükümlülükler konusundaki emredici hükümlerin sağladığı korunmadan mahrum bırakılması sonucunu doğuramaz.

56)Bu direktifle getirilen düzenlemeler sonucunda, tüketiciler tarafından akdedilen sözleşmelerden doğan yükümlülüklerden sapma teşkil edecek durumların ortaya çıkmasında, söz konusu sapma hükümleri, söz konusu sözleşmeyi akdetme konusundaki kararı esastan etkileyecek nitelikteki tüketici hakları da dahil olmak üzere, sözleşmenin içeriğine ilişkin önemli unsurlar hakkındaki bilgileri kapsayacak şekilde yorumlanmalıdır.

57)Bir Üye Devlet, yapılan faaliyetin tümüyle veya esas itibariyle kendi ülkesine yönelik olması, hizmet sunucunun şirket merkezi seçimini bu ülke yetki alanı dışına çıkmak amacıyla yapmış olması durumunda, başka bir Üye Devlette yerleşik hizmet sunucuya karşı da, Topluluk Adalet Divanı içtihadı doğrultusunda tedbir alma hakkını saklı tutar.

58)Bu direktif, üçüncü ülkelerde yerleşik hizmet sunucuları tarafından verilen hizmetlere uygulanmamalıdır, elektronik ticaretin küresel boyutu göz önünde bulundurularak, Topluluk kurallarının uluslararası kurallarla uyumlu olmasını sağlamak gerekmektedir. Bu direktif, hukuki konularda uluslararası örgütler içindeki (diğerleri yanında DTÖ, OECD, Uncitral) görüşmelerde ulaşılan sonuçlara halel getirmez.

59)Elektronik iletişimin global olma niteliğine karşın Avrupa Birliği düzeyinde düzenleyici önlemlerin koordinasyonu, iç pazarın parçalanmasından kaçınmak ve uygun bir Avrupa düzenleyici çerçevesi oluşturmak için gereklidir. Bu koordinasyon çalışması uluslararası forumlarda genel ve güçlü bir müzakere pozisyonu oluşturmaya da katkıda bulunacaktır.

60)Elektronik ticaretin serbest gelişimine imkan vermek için, yasal çerçeve açık ve sade, öngörülebilir ve uluslararası alandaki kurallarla uyumlu olmalı, böylece Avrupa sanayisinin rekabet yeteneğini olumsuz etkilememeli veya bu sektördeki yenilikleri engellememelidir.

61)Piyasa, küreselleşme şartları içinde elektronik araçlarla bilfiil çalıştırılacaksa, Avrupa Birliği ve başlıca Avrupa dışı bölgeler, mevzuatlarını ve bu konudaki görüşlerini uyumlaştırmak amacıyla görüşmeler yapmalıdırlar.

62)Elektronik ticaret alanında, başta aday ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve Avrupa Birliği`nin ticari ortakları olmak üzere, üçüncü ülkeler ile işbirliği güçlendirilmelidir.

63)Bu direktifin kabulü, Üye Devletlerin, bilgi toplumu olgusunun gelişmesiyle ortaya çıkan farklı sosyal ve kültürel etkileri dikkate almasını engellemeyecektir. Bu durum özellikle Üye Devletlerin, Topluluk hukukuna uygun şekilde dil, milli ve bölgesel özellikleri, kültürel varlıklarını dikkate alarak belirleyebilecekleri sosyal, kültürel ve demokratik hedeflerine ulaşmaları yönünde alacakları önlemlere ayrıca halkın bilgi toplumu hizmetlerine en geniş şekilde ulaşmalarını sağlayacak ve bunu devam ettircek düzenlemeler yapmasına zarar vermemelidir. Bilgi toplumunun gelişimi, her durumda, Topluluk vatandaşlarının sayısal bir ortamda Avrupa kültürel varlıklarına ulaşmasına imkan vermelidir.

64)Elektronik iletişim, Üye Devletlere kültür, eğitim ve dil alanında kamu hizmeti götürülmesiyle ilgili olarak mükemmel imkanlar sunmaktadır.

65)Konsey, bilgi toplumunun tüketici boyutu konusundaki 19 Ocak 1999 tarihli ilke kararında (resolution), bu alanda tüketicilerin korunması konusuna özel bir dikkat gösterilmesine ihtiyaç olduğunu dile getirmiştir. Komisyon mevcut tüketicinin korunması kurallarının ne ölçüde bilgi toplumu bağlamında yeterli korunma sağladığını inceleyecek ve gerekli görülmesi halinde, bu mevzuatın eksikliklerini ve ek önlemler gerektiren konuları saptayacaktır. Ayrıca Komisyon gerekirse söz konusu eksiklikleri gidermek için buna ek olarak spesifik öneriler sunacaktır.

AŞAĞIDAKİ DİREKTİFİ KABUL ETMİŞTİR:

Bölüm 1
GENEL HÜKÜMLER
Madde 1
Amaç ve Kapsam
1. Bu Direktif, üye devletler arasında bilgi toplumu hizmetlerinin serbest dolaşımını temin ederek, iç pazarın düzgün işleyişine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
2. Bu Direktif, 1. paragrafta belirlenen amaca ulaşmak için gerekli olduğu ölçüde, iç pazara ilişkin bilgi toplumu hizmetlerine, hizmet sunucuların kuruluşuna, ticari iletişime, elektronik sözleşmelere, aracıların sorumluluğuna, davranış kurallarına (codes of conduct), yargı dışı uyuşmazlıkların çözümü yollarına, dava türlerine ve üye devletlerarası işbirliğine ilişkin belirli ulusal hükümleri yakınlaştırmaktadır.
3. Bu Direktif, bilgi toplumu hizmetlerine uygulanan Topluluk hukukunu, özellikle, kamu sağlığı ve tüketici çıkarları için Topluluk tasarrufları ve bu tasarrufları uygulamaya yönelik ulusal mevzuat tarafından öngörülen koruma düzeyine, söz konusu mevzuatın bilgi toplumu hizmetlerinin serbest biçimde sunulmasını kısıtlamaması şartıyla, halel getirmeksizin, geliştirir.
4. Bu direktif, devletler özel hukuku alanına yeni (ek) kurallar getirmediği gibi, mahkemelerin yargı yetkisini de kapsamaz.
5. Bu Direktif, aşağıdaki alanlara uygulanmaz:
(a) vergilendirme alanında;
(b) 95/46/AT ve 97/66/AT Direktifleri ile düzenlenen bilgi toplumu ile ilgili hususlara;
(c) Kartel (rekabet) hukuku tarafından düzenlenen anlaşma ve uygulamalara ilişkin hususlara;
(d) Bilgi toplumu hizmetine ilişkin aşağıdaki faaliyetlere :
· Kamu otoritesinin kullanılması ile doğrudan ve belirli bir bağlantı içerdikleri ölçüde noter ve benzeri mesleklerin faaliyetlerine;
· Müvekkilin temsiline ve mahkemeler önünde çıkarlarının savunulmasına ilişkin hususlara;
· Piyango çekilişleri ve bahis işlemleri de dahil olmak üzere, parasal bir değerin kazanma veya kaybetme ihtimalli ortaya konmasını içeren kumar faaliyetlerine.
6. Bu Direktif, Topluluk hukuku çerçevesinde, Topluluk düzeyinde veya ulusal düzeyde, kültürel ve dilsel çeşitliliği geliştirmek ve çoğulculuğu korumak üzere alınan önlemleri etkilemez.

Madde 2
Tanımlar
Bu Direktifin amaçları bakımından, aşağıdaki terimler, aşağıdaki anlamları taşıyacaktır :
(a) "Bilgi toplumu hizmetleri" : 98/48/AT sayılı Direktif ile değişik haliyle 98/34/AT sayılı Direktifin 1(2) maddesi kapsamındaki hizmetler;
(b) "Hizmet sunucu" : bir bilgi toplumu hizmeti sunan her türlü gerçek ve tüzel kişi;
(c) "yerleşik hizmet sunucu" : sabit bir işletmeyi belirsiz bir süre için kullanarak bir ekonomik faaliyeti etkili biçimde sürdüren bir hizmet sunucu. Hizmetin sunulması için gerekli olan teknik araç ve teknolojilerin mevcudiyeti ve kullanılması, kendiliğinden, hizmet sunucunun yerleşik olmasına yol açmaz;
(d) "hizmet alıcı" : bir bilgi toplumu hizmetini, mesleki veya başka amaçlarla, özellikle bilgiye ulaşma veya bilgiyi erişilebilir kılma amaçları için kullanan her türlü gerçek veya tüzel kişi;
(e) "tüketici" : kendi ticari, iş ve mesleki amaçları dışında hareket eden her türlü gerçek kişi;
(f) "ticari iletişim" : ticari, sınai ve zanaat içeren faaliyeti yerine getiren veya düzenlenmiş bir mesleği icra eden bir şirket, dernek veya kişinin, mal, hizmet ve imajını doğrudan ve dolaylı olarak geliştirmeye yönelik her türlü ve biçimdeki iletişim. Aşağıdakiler kendiliğinden ticari iletişim oluşturmaz :
· şirket, dernek veya kişinin faaliyetine doğrudan erişim sağlayan bilgi, özellikle bir Internet sayfası (domain name) ve elektronik posta adresi;
· şirket, dernek veya kişinin mal, hizmet ve imajına ilişkin bağımsız biçimde bir araya getirilmiş bilgi, özellikle mali bir edim içermemesi halinde;
(g) "düzenlenmiş meslek": 89/48/AET sayılı ve 21 Aralık 1988 tarihli en az üç yıllık bir mesleki eğitim veya öğretimin tamamlanması üzerine verilen yüksek öğretim diplomalarının tanınmasına ilişkin bir genel sistem öngörülmesi ile ilgili Konsey Direktifinin 1(d) maddesi anlamında (26), veya 92/51/AET sayılı 18 Haziran 1992 tarihli mesleki eğitim ve öğretimin tanınması alanında ikinci bir genel sistem öngören 89/48/AET sayılı Direktifi tamamlamak üzere çıkarılan Konsey Direktifinin 1(f) maddesi anlamında herhangi bir meslek;
(h) "koordine alan" : üye devletlerin hukuk sistemlerinde bilgi toplumu hizmeti sunanlara ve bilgi toplumu hizmetlerine uygulanmak üzere öngörülen ve genel niteliği haiz olmalarına ya da özellikle bu amaç için öngörülmüş olmalarına bakılmaksızın uygulanan şartlar;
i) koordine alan, hizmet sunucunun uymakla yükümlü olduğu aşağıdaki hususlarla ilgilidir:
· bir bilgi toplumu hizmet faaliyetine başlamaya ilişkin kalifikasyonlar, izin ve bildirim gibi şartlar;
· bir bilgi toplumu hizmeti faaliyetinin yerine getirilmesine ilişkin, hizmet sunucunun davranışlarına ilişkin şartlar, reklama ve sözleşmelere uygulananlar da dahil olmak üzere hizmet kalitesi ve içeriğine ilişkin şartlar veya hizmet sunucunun sorumluluğuna ilişkin şartlar;
ii) Koordine alan aşağıdakiler gibi şartları kapsamaz:
· Mallara uygulanacak şartlar
· Malların teslimine uygulanacak şartlar
· Elektronik araçlarla sunulmayan hizmetlere uygulanan şartlar

Madde 3
İç Pazar
1. Her üye devlet, kendi ülkesinde yerleşik (kurulmuş, merkezi bulunan) bir hizmet sunucunun sunduğu bilgi toplumu hizmetlerinin söz konusu üye devlette koordine alanlar kapsamına giren ulusal hükümlere uymasını temin eder.
2. Üye devletler, koordine alanlar kapsamına giren nedenlerle, bir başka üye devletten bilgi toplumu hizmetlerinin sunulmasını kısıtlayamazlar.
3. 1. ve 2. Paragraflar, Ek`te atıfta bulunulan alanlarda uygulanmaz.
4. Üye devletler, belirli bir bilgi toplumu hizmeti ile ilgili olarak, 2. Paragraftan ayrılmaya (sapmaya) yönelik önlemleri aşağıdaki şartların yerine gelmesi halinde alabilirler:
(a) Söz konusu önlemler:
(i) aşağıdaki nedenlerden biri dolayısıyla gerekli olmalıdır :
· kamu politikası, özellikle suçların önlenmesi, soruşturulması, yakalanması ve dava edilmesi nedenleriyle, küçüklerin korunması ve ırk, cinsiyet, din, milliyet temellerinde nefreti kışkırtacak her türlü faaliyete karşı mücadele nedenleriyle ve bireylerin insan onurunun ihlalinin önlenmesini de kapsamak üzere;
· kamu sağlığının korunması
· ulusal güvenlik ve savunmanın güvence altına alınması da dahil olmak üzere, kamu güvenliği;
· yatırımcılar da dahil olmak üzere, tüketicilerin korunması,
(ii) (i) bendinde belirtilen amaçları tehlikeye düşüren veya bu amaçları tehlikeye düşürme konusunda ciddi ve ağır bir risk içeren, belirli bir bilgi toplumu hizmetine karşı alınmış önlemler;
(iii) alınacak önlemler bu amaçlarla orantılı olmalıdır.
(b) Üye devletler, söz konusu önlemler alınmadan önce ve cezai soruşturmalar çerçevesinde yürütülen faaliyetler ve ön prosedürler de dahil olmak üzere mahkeme prosedürlerine halel getirmeksizin;
· 1. Paragrafta belirtilen üye devletten önlem almasını talep etmiş olmalı ve ilgili üye devlet bu tarz önlemleri almamış olmalı ya da alınan önlemler yetersiz olmalıdır;
· Komisyona ve 1. Paragrafta belirtilen üye devlete bu tarz önlemleri alma niyetini bildirmiş olmalıdır.
5. Üye devletler acil durumlarda 4(b) paragrafında öngörülen koşullardan ayrılabilir. Bu durumda, üye devletin aciliyetin mevcudiyetine ilişkin gerekçelerini de içermek üzere, mümkün olan en kısa zamanda, aldıkları önlemleri Komisyona ve 1. Paragrafta belirtilen üye devlete bildirilecektir.
6. Üye devletlerin söz konusu önlemleri almaları imkanına halel getirmeksizin, Komisyon, bildirilen önlemlerin Topluluk hukukuna uygunluğunu mümkün olan en kısa sürede inceleyecek; önlemin Topluluk hukukuna aykırı olduğu sonucuna varması halinde, ilgili üye devletten önerilen önlemleri almaktan kaçınmasını veya acil olarak söz konusu önlemlerin uygulanmasına son vermesini talep edecektir.

II. Bölüm
İLKELER
Madde 4
Önceden (Ön) İzin Alınmasını Engelleme İlkesi
1. üye devletler, bir bilgi toplumu hizmeti sunucusunun bu faaliyete başlamasının veya icrasını devam ettirmesinin önceden izin şartına veya eş etki doğuran başka bir şarta tabi tutulmamasını temin ederler.
2. 1. Paragraf, özel olarak ve münhasıran bilgi toplumu hizmetini hedeflemeyen veya 97/13/AT sayılı ve 10 Aralık 1997 tarihli telekomünikasyon hizmetleri alanında genel izinler ve bireysel lisanslar konusundaki Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifinde düzenlenen izin sistemlerine halel getirmez.


Madde 5
Sağlanması Gereken Genel Bilgi
1. Topluluk hukuku tarafından öngörülen diğer bilgi şartlarına ek olarak, üye devletler, hizmet sunucusunun aşağıda belirtilmiş olan bilginin, kolay, doğrudan ve sürekli olarak hizmet alıcılarına ve yetkili makamlara ulaşmasını temin eder :
(a) hizmet sunucunun adı
(b) hizmet sunucunun yerleşik olduğu coğrafi adres,
(c) hizmet sunucuya ilişkin ayrıntılar, elektronik posta adresi de dahil olmak üzere, kendisine hızlı bir biçimde ulaşılmasına ve doğrudan ve etkili biçimde iletişim kurulmasına imkan verecek bilgiler,
(d) hizmet sunucu ticaret veya benzeri bir kamu siciline kayıtlı ise, kayıtlı olduğu ticari sicil ve sicil kayıt numarası veya bu şekilde teşhis edilmesine imkan verecek eş etkili vasıtalar
(e) faaliyetin bir izin sistemine tabi olduğu durumlarda, ilgili denetim makamına ilişkin hususlar
(f) düzenlenmiş mesleklerle ilgili olarak,
· hizmet sunucunun kayıtlı olduğu herhangi bir meslek örgütü veya benzeri kuruluş,
· mesleki unvan ve verildiği üye devlet,
· yerleşik bulunulan üye devlette uygulanan mesleki kurallara ve bunlara ne şekilde ulaşılabileceğine dair bir atıf (ibare) (gönderme)
(g) hizmet sunucunun KDV`ye tabi bir faaliyette bulunması halinde, 77/388/AET sayılı ve 17 Mayıs 1977 tarihli üye devletlerin dolaylı vergilere ilişkin kanunlarının uyumlaştırılması- katma değer vergisi alanında ortak bir sistem : değerlendirme konusunda tek tip bir esas belirlenmesi (29) alanındaki Konsey Direktifinin 22(1). Maddesi çerçevesinde atıfta bulunulan kimlik numarası
2. Topluluk hukuku tarafından öngörülen diğer enformasyon şartlarına ek olarak, üye devletler en azından, bilgi toplumu hizmetleri fiyatlara atıfta bulunduğunda, bunların açıkça ve belirsizliğe yol açmayacak biçimde ve özellikle, vergi ve teslimat masraflarını içerip içermediklerini kapsayacak şekilde belirtilmesini temin edecektir.

Kısım 2: Ticari İletişim
Madde 6
Sağlanacak Bilgi
Topluluk hukuku tarafından öngörülen diğer bilgi şartlarına ek olarak, üye devletler bir bilgi toplumu hizmetinin (bir) parçasını veya kendisini oluşturan ticari iletişimin, en azından aşağıdaki şartlara uygun olmasını temin eder:
(a) ticari iletişim bu haliyle açıkça belirlenebilir olmalıdır.
(b) Ticari iletişimin adına yapıldığı gerçek veya tüzel kişi açıkça belirlenebilir olmalıdır.
(c) İndirimler, primler ve hediyeler gibi promosyonlar, hizmet sunucunun yerleşik olduğu üye devlette izin verilmesi halinde, açıkça belirlenebilir olmalı; bu promosyonları kazanmak için yerine getirilmesi gereken koşullar kolayca erişilebilir olmalı ve açıkça ve belirsizliğe yer bırakmayacak biçimde sunulmalıdır.
(d) Promosyon amaçlı yarışma veya oyunlar, hizmet sunucunun yerleşik olduğu üye devlette izin verildiği takdirde, kolayca belirlenebilir olmalı ve katılım için yerine getirilmesi gereken koşullar, açıkça ve belirsizliğe yer bırakmayacak biçimde sunulmalıdır.

Madde 7
Talep Edilmemiş Ticari İletişim
1. Topluluk hukuku tarafından öngörülen diğer şartlara ek olarak, elektronik posta yoluyla talep edilmemiş ticari iletişime izin veren üye devletler, kendi ülkelerinde yerleşik bir hizmet sunucu tarafından sunulan bu ticari iletişimin alıcı tarafından alınır alınmaz açıkça ve belirsizliğe yer vermeyecek biçimde belirlenebilir olmasını temin edecektir.
2. 97/7/AT sayılı Direktif ve 97/66/AT sayılı Direktife halel getirmeksizin, üye devletler elektronik posta yoluyla talep edilmemiş ticari iletişim sağlayan hizmet sunucuların, bu tarz ticari iletişim almak istemeyen gerçek kişilerin kendilerini kaydedebilecekleri opt-out kayıtlarına düzenli biçimde başvurmalarını ve bunlara riayet etmelerini temin edecektir.

Madde 8
Düzenlenmiş Meslekler
1. Üye devletler, düzenlenmiş bir mesleğe mensup bir kişi tarafından sunulan bir bilgi toplumu hizmetinin bir parçasını veya kendisini oluşturan ticari iletişimin kullanımına verilecek iznin, özellikle, ilgili mesleğin bağımsızlığı ve onuru ile meslek sırrı ve müşterilere ve diğer meslek sahiplerine gösterilecek adilane tutumla ilgili meslek kurallarına tabi olmasını temin edecektir.
2. Meslek örgüt ve birliklerinin özerkliğine halel getirmeksizin, üye devletler ve Komisyon, 1. Paragrafta belirtilen kurallara uygun olarak, ticari iletişim amaçları ile verilebilecek bilgi türlerini belirlemek amacıyla mesleki örgüt ve birliklerin Topluluk çapında davranış kuralları öngörmelerini teşvik eder.
3. 2. Paragrafta belirtilen bilgiye ilişkin olarak, iç pazarın düzgün işleyişini temin açısından gerekli olabilecek Topluluk girişimlerinin önerilerinin hazırlanması sırasında, Komisyon, Topluluk çapında uygulanan davranış kurallarını gerektiği biçimde göz önüne alacak ve ilgili meslek örgüt ve birlikleriyle yakın işbirliği içinde hareket edecektir.
4. Bu Direktif, düzenlenmiş mesleklerin faaliyetlerine erişim ve kullanıma ilişkin Topluluk Direktifleri ile bir arada uygulanacaktır.


Kısım 3: Elektronik Vasıtalarla Yapılan Sözleşmeler
Madde 9
Sözleşmelere Uygulanacak Kurallar
1. Üye devletler, kendi hukuk sistemlerinin, sözleşmelerin elektronik vasıtalarla akdedilmesine izin vermesini temin edeceklerdir. Üye devletler, özellikle sözleşme sürecine uygulanan şartların elektronik sözleşmelerin kullanılmasına engel oluşturacak ya da bu çeşit sözleşmelerin elektronik vasıtalarla yapılmış olması nedeniyle hukuki etkiden ve geçerlilikten mahrum kalmalarına neden olacak şekilde uygulanmamasını temin edeceklerdir.
2. Üye devletler, 1. Paragrafın, aşağıdaki kategorilerin hepsine veya bazılarına uygulanmamasını kararlaştırabilir:
(a) taşınmaz mülkiyeti haklarını doğuran veya transfer eden sözleşmeler, kira hakları hariç olmak üzere;
(b) mahkemelerin, kamu makamlarının veya kamu otoritesi kullanan mesleklerin müdahalesini (dahil olmasını) gerektiren sözleşmeler;
(c) garanti (kefalet) sözleşmeleri ve kendi ticari, iş veya mesleki amaçları dışında hareket eden kişilerce verilen munzam teminat sözleşmeleri
(d) aile hukuku ve miras hukuku kapsamına giren sözleşmeler.
3. Üye devletler, Komisyona, 2. Maddede belirtilen kategorilerden hangilerine 1. Paragraf hükümlerini uygulamayacaklarını belirteceklerdir. Üye devletler, her 5 yılda bir Komisyona 2. Paragrafın uygulanmasına ilişkin bir rapor sunacaklar ve burada paragraf 2(b)`de belirtilen 1. Paragrafın uygulanmadığı kategoriyi muhafaza etmelerini gerektiren nedenleri açıklayacaklardır.

Madde 10
Sunulacak Bilgi
1. Topluluk hukuku tarafından öngörülen diğer bilgi şartlarına ek olarak, üye devletler, tüketici olmayan taraflarca aksine anlaşılmış olması hali dışında, en azından aşağıdaki bilginin hizmet sunucu tarafından açıkça, kapsamlı olarak; belirsizliğe yer bırakmayacak biçimde ve hizmetin alıcısı tarafından siparişte (teklifte) bulunulmasından önce, sunulmasını temin edeceklerdir:
(a) sözleşmenin yapılması için izlenecek farklı teknik adımlar;
(b) yapılan sözleşmenin hizmet sunucu tarafından dosyalanıp dosyalanmayacağı ve erişiminin mümkün olup olmayacağı;
(c) Siparişin yapılmasından önce girdi (input) hatalarının belirlenmesine ve düzeltilmesine ilişkin teknik araçlar;
(d) Sözleşmenin yapılması için başvurulabilecek diller.
2. Üye devletler, tüketici olmayan taraflar arasında aksine anlaşılmış olması hali dışında, hizmet sunucunun kendisinin tabi olduğu herhangi bir ilgili davranış kuralını ve bu kurallara elektronik olarak ne şekilde başvurulabileceğini belirtmesini temin edeceklerdir.
3. Alıcıya sunulan sözleşme hükümlerinin ve genel şartların, bu alıcı tarafından saklanmasına ve yeniden üretilmesine imkan verecek bir şekilde sağlanması gereklidir.
4. 1. ve 2. Paragraflar, münhasıran elektronik posta değişimi veya eşi bireysel iletişimle yapılan sözleşmelere uygulanmaz.

Madde 11
Sipariş verilmesi
1. Üye devletler, tüketici olmayan taraflar arasında aksine anlaşılmış olması hali dışında, hizmet alıcısının siparişini elektronik araçlarla vermiş olması halinde aşağıdaki ilkelerin uygulanmasını temin eder:
· Hizmet sunucu, alıcının siparişini aldığını gecikmeden ve elektronik araçlarla bildirmelidir.
· Sipariş ve alındığının bildirilmesi muhatapları olan tarafların erişiminin mümkün olduğu anda gerçekleşmiş sayılır.
2. Üye devletler, tüketici olmayan taraflar arasında aksinin kararlaştırılmış olması hali dışında, hizmet sunucunun hizmeti alıcısına uygun, etkili ve erişilebilir teknik araçlar sunarak, sipariş verilmeden önce girdi hatalarının tespiti ve düzeltilmesini mümkün kılmalarını temin edeceklerdir.
3. paragraf 1, birinci bent ve paragraf 2, münhasıran elektronik posta değişimi veya eşi bireysel iletişimler aracılığıyla yapılan sözleşmelere uygulanmaz.

Kısım 4: Ara Hizmet Sunucuların Sorumluluğu
Madde 12
"mere conduit" : basit iletim
1. Bir bilgi toplumu hizmetinin,hizmet alıcısı tarafından sağlanan bir bilgi iletişim ağı içinde iletiminden oluşması veya iletişim ağına erişimi sağlaması halinde, üye devletler, hizmet sunucunun, aşağıdaki şartları yerine getirmesi halinde iletilen bilgiden sorumlu tutulmamasını temin edeceklerdir :
(a) İletimi sunucu başlatmamış ise;
(b) İletimin alıcısını sunucu seçmemiş ise; 
(c) İletimde yer alan bilgiyi sunucu seçmemiş veya değiştirmemişse.
2. 1. paragrafta belirtilen iletim ve erişimin temini eylemleri iletilen bilginin otomatik, ara ve geçici saklanmasını sadece iletişim ağında iletimini gerçekleştirmek amacıyla yapılması ve bilginin, iletimi için makul ölçüde gerekli olan süreden daha fazla saklanmaması halinde içerir.
3. Bu madde, bir mahkeme veya idari makamın, üye devletlerin hukuk sistemlerine uygun olarak, hizmet sunucunun ihlali sona erdirmesini veya önlemesini talep etme imkanını etkilemez.

Madde 13
"caching"
1. Bir bilgi toplumu hizmetinin hizmetin alıcısı tarafından sağlanan bir bilgi iletişim ağında yayınından oluşması durumunda, üye devletler bilginin hizmet sunucusunun otomatik, ara ve geçici saklanmasından dolayı, bilginin istekleri üzerine diğer hizmet alıcılarına (onward) iletimini daha etkili hale getirmekten başka amacı bulunmaksızın bilginin ara ve geçici biçimde saklanmasından, aşağıdaki şartlara uyması halinde sorumlu tutulmamasını temin edeceklerdir :
(a) sunucu bilgiyi değiştirmiyor ise;
(b) sunucu bilgiye erişimin şartlarına uygun davranmış ise;
(c) sunucu bilginin güncelleştirilmesine ilişkin, endüstri tarafından genel olarak benimsenen ve kullanılan bir şekilde belirlenen kurallara uygun davranmışs

Bu haber 4447 kez okundu.